December 12, 2008 4

SourceCast Pardus deneyimleri..

Açık kaynak yazılımlar ile ilgili söyleşi tadında podcast yayını yapan bir site SourceCast. Yeni keşfettiğim bu güzide çalışmada 6. bölüm için Pardus incelemesi yapıldığını görünce küçük bir şok yaşadım önce, sonra küçük bir tebessüm eh birazda gurur duydum hani :) Pardus’la ilgili söyleşi iki arkadaşın sıra ile zaman zaman birlikte yaptıkları bir konuşma gibi olmuş, kendi cümleleri ile Türkçe’ye çevirdim (arada aksandan dolayı yuvarlanan cümleler olabilir), ayrıca podcasti buradan dinleyebilirsiniz (7. dakikadan sonra Pardus incelemesi başlıyor ortalama yarım saat) . Bu arada podcastin açılışını da Istanbul Not Constantinople ile yapmışlar.

JD’nin Pardus görüşleri;

Pardus genel olarak Türk kullanıcılar için tasarlanmış yeni bir Türkçe Linux dağıtımı. Görünüşe göre Pardus yeni kullanıcı ile ileri seviye bir Linux kullanıcısı arasındaki kullanıcılar için tasarlanmış. İlk olarak iyi özelliklerden bahsedelim;

Ciddi olarak neredeyse kusursuz ve kolay kullanışlı kurulum yazılımı Fedora ile gelen Anaconda‘dan, Ubuntu ile gelen Ubiquity‘den ya da Debian ve ArchLinux kurulum yazılımlarından daha kolay. Kurulum yazılımı (YALI) öntanımlı olarak KDE 3.5.10 ve neredeyse aklınıza gelebilecek tüm codec paketlerini sisteme kuruyor; Divx, QuickTime, RealPlayer, WindowsMediaPlayer, Flash ve Java hepsi yükleniyor. Ve unutmadan DVD decyrpt öntanımlı geliyor. Yüzde yüz emin değilim ama sanırım ATI ve Nvidia için kapalı kaynak sürücülerini de öntanımlı içeriyor.Kurulum yazılımına geri dönersek; yeni bir kullanıcı ile ileri seviye bir kullanıcının ihtiyaçlarını harmanlamış ve bunları etkileyici bir dille sunuyor.

Masaüstüne geldiğimizde herşey çok güzel, güzelden kastım harika bir turuncu tema, mavi-gri karışımı bir KDE renk teması, harika bir paket yöneticisi arayüzü ve yapılandırma sihirbazı bulunuyor. Bu arada kolay paket yapabiliyor olmak gayet akla yatkın ArchLinux’taki kadar kolay olmasada; kesinlikle Debian’ın deb ya da RedHat’ın rpm paket yapımından daha kolay olduğunu söyleyebilirim.

Kötü özelliklerinden bahsedecek olursak;

Kurulum gerçekten çok yavaş, benim için kendi makinemde (ki gayet güçlü bir makineye sahibim -makine detaylarını veriyor-) Ubuntu’nun kurulması ortalama 20 dk. alıyor; Pardus ise 45 ila 50dk arasında kurulabiliyor. Kişisel olarak söyleyebilirim ki bu süre elde ettiğiniz sonuca değiyor fakat bazı insanlar kurulumun daha hızlı olmasını isteyebilir. GNOME ya da KDE4 kurmak & kullanmak çok zor, herhangi bir yerden ne kurulacağını seçemiyorsunuz. GNOME için tanımlanmış bir paket deposu yok ve sanıyorum KDE4′ü de kaynak kodundan derlemek zorundasınız. Bunu pek beğenmedim fakat en azından birşeylerin otomatik yapılması gerekiyor. Ayrıca iyi yanlarından bahsederken değindiğim gibi PiSi paket formatı PKGBUILD ‘ten daha kolay olmasa da kesinlikle deb ya da rpm’den daha kolay.

Sonuç olarak benden 9 puan alıyor, neden 10 almadığına gelince size masaüstü yöneticisi seçme imkanı sunmuyor; ki bu bazen bazı kullanıcılar için en büyük problem haline gelebiliyor; sizin de bildiğiniz gibi bazı insanlar KDE iyi der bazıları kötü. İleri seviye kullanıcı için ise 10 üzerinden 4 veriyorum; Ubuntu kadar kötü olmasa da, birşeyler derlemek için kurmanız gerekenler çok fazla, kendi paketlerinizi yapmak pek kolay değil, paket deposunda gördüğüm kadarı ile pek fazla paket yok; Türk hükümeti tarafından geliştiriliyor olmasına rağmen bu yönden bakıldığında küçük bir projeymiş gibi gözüküyor. Ayırca yine 9 veriyorum ki kırdığım 1 puan yılın neredeyse 2009 olduğu bu dönemlerde KDE4 ile kurulabilen bir hali olmayışından. Bu işi ekstra bir Cd ya da DVD  ve kurulumda seçim olanağı ile çözebileceklerini düşünüyorum.

Yazılım seçimleri için 6 veriyorum çünkü yüklü yazılımlar gayet güncel; Firefox gibi. Komünite işleri için 1.5 puan veriyorum; gördüğüm kadarı ile forumları yok, wiki ise görünüşte güzel olmasına rağmen Ubuntu,ArchLinux ya da Fedora wikisi ile karşılaştırılamayacak kadar az içerik var, IRC kanalı ise söylemesi üzücü ama tam bir şaka; en son iki ay önce uğradığımda sadece sekiz kişi vardı, sekiz ! Size yardıma hazır çok fazla bir komünite yok anlayacağınız. Çok fazla yardım ihtiyacınız olmasa da durum bu. Performans ile ilgili ise pek bir test yapadım ne yazık ki.

Jeremy’nin Pardus görüşleri;

Öncelikle kurulum yazılımı muhteşem, göümülü teması ile sanki gerçek üstü bir yapısı var. Kendi dilini bir yerlerde ayrıca seçmeye alışık olmayan bir Amerikalı için ilk kez bir Linux dağıtımında İngilizce dilini ayrıca seçmek durumunda kaldım, ki normalde bu düşünemeyeceğiniz birşey. Sonunda biri bizleri dışladı. Fakat kurulum yazılımının güzelliği yanında kurulum korkunç derecede yavaştı, kurulum sırasında Mandrake’de de gördüğüm Pardus’un önemli özellikleri ile ilgili bilgi verici güzel slaytlar olmasına rağmen yaklaşık bir saatimi aldı. JD: Benim görüşlerimde atladığım bir nokta var; aslında bir forumları varmış fakat o da yeterince aktif değil.

Framebuffer dizüstü bilgisayarımda çalışmadı, zannedersem sadece Ubuntu ile 1024×768 çözünürlükte kullanabilmiştim fakat Pardus’ta 800×600′de kullanabildim ve herseferinde bu ayarı yenilemek zorunda kaldım. Gerçi bu sorun benim makinem ile de ilgili olabilir. KDE 3.5.10 bence iyi bir seçim, çünkü benim favori masaüstü ortamım KDE ve görünüşe bakılırsa KDE4 şu an için piyasaya sürülebilecek durumda değil . İlk defa giriş yaptığınızda sizi Kaptan karşılıyor, alt tarafta şişko bir kaptan figürü olan iyi tasarlanmış bir arayüz ve ilk girişte yapmanız gereken önemli işleri hızlıca yapabiliyorsunuz ki diğer dağıtımlarda da olması gereken bir özellik. Ve asıl şok şimdi geliyor ki benim meşhur olmayan berbat Broadcom 43xx kablosuz ağ kartımı bu uzaktaki çok uzaktaki yeni kullanıcı dağıtımı Pardus kurulumdan hemen sonra kullanılabilir hale getirdi. Ubuntu’daki gibi yasaklanmış sürücüleri açmak, yeni depolar eklemek ya da firmware sürücüleri aramak zorunda kalmadım. Kurdum ve çalıştı !

Anahtar zinciri ise tıpkı Mac OSX’deki gibi biryerlerde birşey yapmak istediğinizde bir pencere ile parolanızı soruyor ve sizi daha fazla rahatsız etmiyor. JD: Debian’da da aynı. Ağ yöneticisini kullanıyorlar fakat KDE’yi en son kullandığımdakinden farklı bir şekilde çok daha kullanıcı dostu olmuş. Güzel değişiklikler yapılmış. KNetwork yazılar üzerine kurulu idi, Pardus takımı ise güzel dokunuşlar ile daha grafiksel bir arayüz hazırlamışlar. Yakuake’nin öntanımlı olarak kurulu gelmesine çok sevindim ki benim favori programlarımdan biridir. TASMA ise değiştirilmiş KControl’den farklı olmasına rağmen daha güzel olmuş.

JD: Görünüşe göre Pardus herşeyde bir değişiklik yapmış fakat hepsi iyi yönde olmuş daha kötüye gitmemiş.

Yeni kurulum yapmış birinin açtığı Firefox’ta; adres çubuğuna about:plugins yazarak kaydırma çubuğunu hareket ettirmesi yüzümde bir tebessüme neden oldu. Pisi ‘nin tam olarak nasıl okunduğunu bilmiyorum fakat Paket yöneticisi fena değil. Sanırım python tabanlı bir GUI kullanılmış, bana kalırsa Gentoo Portage takımı ile görüşmeliler  ve onların yaptığı gibi bir çalışma yapmalılar;hız konusunda. Hız gerçekten acı verici durumda. Paket yapma konusunda ise Rpm ve Deb’den iyi olmalarına rağmen PKGBUILD ya da EBUILD ‘den daha karışık ve zorlar. JD: Ayrıca XML de her zaman kötüdür. Ayrıca bazı oyunlar aradım ve bulamadım (Enemy territory gibi) fakat bunun sınırlı kaynak nedeniyle olabileceğini düşünyorum sonuçta bir oyun ortalama 600- 700 mb civarında. Sunucuda barındırmak masraflı olabilir.

Benim puanlamama gelince genel anlamda 10 puan veriyorum, evet tam olarak mükemmel denilemez fakat bana kalırsa Ubuntu’dan daha ileri bir durumda. İleri seviye kullanıcılar için ise 7 puan veriyorum; sistemde kurulu olması gereken geliştirme araçlarının öntanımlı yüklü olmaması ileri seviye kullanıcılar için bir eksi. JD: Daha önce de dediğim gibi iki Cd ya da DVD ile bu sorunu çözebileceklerini düşünüyorum. Bana kalırsa Ubuntu’daki gibi build.essentials benzeri bir yapı olsa ve sadece bir hareket ile gerekli tüm geliştirme araçlarını kurabiliyor olsakta yeterli. Ayrıca 2 puan da çok yavaş olan kurulum süreci için ve güncellemelerdeki ( ya da paket kurulumlarındaki) yavaşlık için veriyorum. Yazılım seçimleri için ise 7 veriyorum; öyle ki bilmediğiniz bir codec için bile gerekli yazılımlar yüklenmiş geliyor. Komünite için 5 veriyorum; wiki güzel gözüküyor, Ubuntu’daki kadar olmasa da forumda da bir hareket var; yani demek istediğim Ubuntu forumda sadece eski kayıtları arayarak bile çözüme gidebiliyorsunuz.IRC senin dediğin gibi ölü fakat IRC’ye pek önem vermiyorum fakat forumlar tam olarak kullanıldıklarında dev arşivleri ile önemli yerler haline gelebiliyorlar. Performans için ise 5 veriyorum ve genel skor olarak Fedora ile aynı olacaktır -ki tamamen güncelleyemedim- en önemli nedeni de gerçekten çok yavaş olan kurulum / güncelleme süreci.. Ayrıca bir çalışan CD olmaması da kötü olmuş.

Ortak görüşleri  – kapanış -

Pardus daha önce denediğimiz dağıtımlar arasında son kullanıcı için büyük olasılıkla en iyi dağıtım. Ve artık son kullanıcılar için yeni bir şampiyonumuz var ! Ayrıca son kullanıcı için düşündüğünüzde indirmek zorunda olmadığınız koca bir DVD ve yapmak zorunda olmadığınız bir çok ileri seviye kullanıcı işini de unutmamak gerekir. Öyle ki ananenizin evine gidip gönül rahatlığıyla Pardus kurabilirsiniz; ananeniz ortaya çıkacak “yeni güncellemeler var” yazan küçük baloncuklara tıklayıp sistemini güncel tutabilir. Ta ki Pardus projesi bitene ya da Pardus takımından birileri futbola, Pardus geliştirmekten daha fazla önem verene kadar :)

Önümüzdeki günlerde de Aaron Seigo ‘nun konuk olduğu KDE4 konulu bir podcast yayınlayacaklarmış benden söylemesi ;)

Tags: ,

4 Responses to “SourceCast Pardus deneyimleri..”

  1. gilan says:

    güzel yazı. ancak ubuntu kelimelerinin linkleri http://www.ubuntu.com olacak, http://www.ubuntu.org değil.

    iyi çalışmalar. pardusu kutluyorum

  2. Onlar auto-link zaten kolayca değişiyor, uyarı için teşekkürler :)

  3. Güzel bir inceleme olmuş. Pardus topluluk olarak geliştikçe eminim puanıda yükselecektir daha çok genç bir oluşum.

Leave a Reply