Bu sefer olayları görsel malzemeler(sadece fotoğraf var ama daha alengirli gözükmesi için görsel malzeme diyorum) kullanarak anlatmayı tercih ediyorum ve bir foto günlük uyarlamasını huzurlarınıza sunuyorum :)
1 – Atatürk Havalimanı (İstanbul)
Bu kapı herşeyin başlangıcı oldu..
2 – Uçaktayız (Hala havalanı henüz kalkamadık)
Bir telaş bir heyecan..
Uçağa binerken birçok bilet problemi yaşandı, bilgisayarlardaki bir arıza(!) sebebiyle birçok yolcu _biz dahil_ bilgisayar çıktısı uçak kartları yerine, elle yazılmış uçak kartları almak zorunda kaldık. Uçağa binerken öncelikle bilgisayar çıktısı kartlara sahip olanların gelmesini istediler (bizim kartlarda koltuk numarası yok onlarda var :) ) 5-6 yolcunun ardından bilgisayar çıktısı kartları kontrol eden bilgisayarda tepki vermez oldu ve biz el yazması kartlarımızla bir adım öne geçtik :) Hostesler bulduğunuz yere oturun diyerek Türkiye’de uçuş lugatını minibüsçü lugatı ile karıştırma başarısını da gösterdiler ve biz yukarıdaki fotoğrafın çekildiği yere oturabildik.(Hala buldukları yere oturmaya çalışan insanlar için Bkz. üstteki fotoğraf sağ üst köşe)
3 – Uçak Antalya’ya “?” indi(!)

Uçağın kuyruğu..
Evet yukarıdaki fotoğraf bizim indiğimiz uçağın kuyruk fotoğrafı :) Uçaktan ilk Erdinç indi ve indiği gibi çeşitli mimiklerle kuyruk tarafını gösterdi; ben birkaç saniye baktıktan sonra bir espri olduğunu düşünürken biraz daha ilerleyen Erdinç bu sefer de daha net ifadelerle uçağın gövdesini işaret etti ki bu bir hayal değildi..
Uçağın kendisi :)
Evet AtlasJet diye aldığımız biletler “Saudi Arabian” havayollarına ait bir uçağın kapılarını açmıştı bize :) Neyse ki birkaç saniye sonra en azından hala Türkiye sınırları içerisinde ve Antalya’da olduğumuza emin olduk da rahatladık :)
Bu kadar maceradan sonra o akşam için daha fazla fotoğraf çekemediğim için ertesi gün sabahtan devam ediyoruz..
4 – Akdeniz Üniversitesi Dinlenme Tesisleri Restoranı
Salata ve nefis yemekler :-p
Evet klasik Pardus Geliştiricisi yetisi olarak sabah kalkamadığımız için güzelim kahvaltıyı kaçırdık, güne öğle yemeği ve internet ile başlıyoruz.
internet !
Odalarda internet yoktu fakat restoran bir harikaydı :)
5 – Akdeniz Üniversitesi Bahçesi (ismi salladım, güzel bir ismi vardı fakat ben hatırlamıyorum :) )
Türk Kahvesi, sıcak hava ..
Yemeğin üstüne kahve iyi gider di mi :) Bu arada Antalya’da bildiğiniz yaz havası vardı :)
6 – Akdeniz Üniversitesi Sinema Salonu -Show Time- (A1) _isim yanlış olabilir_
Sinema Salonu
Akustiği ve tasarımı harika bir salon olduğunu da unutmamak gerek.
Pardus, Pardus, Pardus
Bilgisayar kulübü öğrencilerini tebrik etmek gerek; kendi çabaları ile seminere gelen kullanıcıların denemesi için 4 tane masaüstü ve 1 tane de Pardus kurulu dizüstü makineyi seminer salonu önünde kullanıma sunmuşlardı. Ayrıca yine kendilerinin yazdığı 100 tane Pardus 2007 CD’sinin de burada dağıtıldığını hatırlatmak gerekli.
Özgür Yazılım :)
Önce Erdinç “Linux Nedir ?” konulu bir seminer verdi;
Linux Nedir ?
Seminer biraz uzun sürse de(!) (benim seminerimin zamanından çaldı :-p) salondaki birçok kişinin kafasındaki soru işaretlerinin kaybolduğunu düşünüyorum.
Salon genel olarak doluydu (arada bir azaldı ama yeterince iyi dinleyiciler vardı);
Salon ahalisi..
Erdinç’in semineri bittikten sonra (hele şükür) ben de Pardus 2007 ve Yenilikleri konulu bir seminer verdim;
Pardus 2007 ve Yenilikleri
Seminer iyi geçti, soruların bir çoğu beklediğim gibiydi fakat birkaç tane de değişik alternatif çıkmıştı :) En azından herkes Çomar’ın, Pisi’nin, YALI’nın ve
diğerlerinin ne olduğunu anlamış oldu :)
7 – Akdeniz Üniversitesi Bahçe (hala yanlış olabilir :) ) “Dönüş” ;)
Evet evet artık akşam olmuştu..


Gelişin aksine bu sefer araç yerine yürüyerek bu güzel yollardan geçtik..

Bu güzel sahneyi de unutmamak gerek.

Ve gelirken görmediğim bu güzelim göl Antalya’da çektiğim son fotoğraf oldu :)
Sonuç olarak güzel bir gezi, işe yarar bir seminer ve eğlenceli vakit geçirdik, tüm çabaları için takdir edilmesi gerekenler Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Kulübü ve Öğretmenleri olmalı :)
Tags: gezegen.linux, gezegen.pardus
Türkiye’de il içinde verdiğiniz seminerler de var mı?? Seminer vermeniz için üniversitesinin sizi çağırmasıı nasıl mümkün olacak??